Ayak ile ilgili deyimler

Ayak basmak

Bir yere varmak, ulaşmakGirmek, gelmek, uğramak.(bir yere veya mesleğe) girmek, bağlanmak.

Ayak takımı

Halkın aşağı tabakası.Bilgisiz, görgüsüz, kültürsüz kimseler

Ayak uydurmak

Yürüyüşte adım atışını başkalarınınkine uydurmakKendi gidiş ve davranışını başkasınınkine benzetmek.

Ayak yapmak

Birini aldatmak, kandırmak için dalavere çevirmek

Ayaklar altında kalmak

Değer verilmemek, hiçe sayılmak, çiğnenmek.

Ayakları birbirine dolaşmak

Heyecan, telaş, utanç gibi nedenlerle sendeleyerek yürümek.Şaşırıp yanlış davranışta bulunmak.

Ayağa düşürmek

Değerinin düşmesine ve azalmasına sebep olmak

Ayağı yanmış it gibi dolaşmak

Hiçbir yerde uzun süre durmayıp sürekli gezinip duran kimse.

Ayağı yerden kesilmek

Çok sevinmek.Bir taşıta binip yaya kalmaktan kurtulmak.Ayağı yere değmemek.

Ayağında donu yok fesleğen ister başına

Yoksul olmasına bakmadan süslü ve gösterişli yaşam istemek.

Ayağını kaydırmak

Ayağının altına muz koyup düşürmek

Ayağını yorganına göre uzatmak

Gelir ve giderlerini doğru hesaplayarak dengeli olarak harcamak.

Ayağının altına karpuz kabuğu olmak

Bir kimseyi işinden etmek, görev yerinden uzaklaştırmak.

Ayağının bastığı yerde ot bitmemek

Uğradığı her yere uğursuzluk getiren, kendisiyle birlikte kötülüklerin de beraber gelmesi.

Ayağının pabucunu başına giymek

Dengi olmayan bir kimseyle evlenmekDeğersiz bir kimseyi üstün bir yere geçirmek.