El ile ilgili deyimler

El almak

Tarikatlar döneminde, bir mürit, mürşidinden başkalarına yol gösterme iznini almak.Bir sanatı yapmak üzere ustasının iznini almak.Kağıt oyunlarında karşı tarafın oynadığı kağıdın daha kuvvetlisini oynayarak üstünlük sağlamak.

El bağlamak

Saygı belirtisi olarak ellerini göbeğinin üstüne kavuşturup durmak.

Ellerim yanıma gelsin

"Allah canımı alsın!" anlamında bir inandırma sözü.

Ellerde gezmek

Elden ele dolaşmak.

Eller yukarı

Ellerini kaldırarak teslim olmak.

Elinle ver, ayağınla ara

Ödünç aldığı şeyi geri vermeyi savsaklayanlara yakınma olarak söylenir.

Elinin körü

(hakaret) Sözle rahatsız edilme durumlarında azarlama yollu verilen karşılık.

Elinin altında

Her zaman kolayca alınıp kullanılabilecek yerde ve yakınlıkta.

Elini veren kolunu alamaz

Bir kimse, küçük bir yardımda bulunmak isteyeni kendi çıkarı için büyük özverilere zorlar, ağır zararlara uğratır.Borcunu ödemeyecek bir kimseye bir şey verilince, bunun o kimseden kolay kolay alınamayacağını anlatır.

Elini oynatmak

Parayı esirgememek

Elini kulağına atmak

Gazel yada türkü söylemek üzere elini kulak kepçesinin arkasına koymak.

Elinin hamuruyla erkek işine karışmak

(kadınlar için) beceremeyeceği işleri yapmaya kalkışmak.

Elini vicdanına koyarak konuşmak

Doğruyu ve hakkı gözeterek konuşmak.

Elini kana bulamak

öldürmek

Elini eteğini çekmek

Bir kenara çekilip çevresiyle ilgisini kesmek, toplumun yaşayışına karışmamak, dünya işleriyle ilgilenmez olmak.

Eline vur ekmeğini ağzından al

Miskin, pısırık, sessiz, zavallı, acınası.

Eline su dökemez

Onun çırağı dahil olamaz. Güçte ve değerde onunla yarışa bile giremez

Eli çabuk

Tez iş gören

Eli sopalı

Sert yönetici.Zorba.Problemlerini dayakla ya da kavga ederek çözen.

Eli sıkı

Kolay kolay para harcamayan, cimri.

Eli kulağında

Gerçekleşmesi çok yakın.Olması beklenen.Az sonra.Çok yakında.

Eli kolu bağlı kalmak

Elinden hiçbir çıkar yol gelmemek.Çare ve çözüm yolu bulamamak.Özgür olmamak.Türlü engelleri aşamamak.

Eli ekmek tutmak

Geçimini kendi emeğiyle sağlayacak duruma gelmek

Eli ayağı olmak

Bir insanın sevdiği olmak, ondan ayrılamaz olmak

Eli ayağı titremek

Korku, heyecan gibi nedenlerle el ve ayaklarında titremeler olması, el ve ayaklarının işlev göremez duruma gelmesi.

Eli ayağı dolaşmak

Korku, heyecan gibi nedenlerle ne yaptığını bilememek.Sakar davranmak.Şaşırmak.

Eli ayağı buz kesilmek

Korku, heyecan ve üzüntüden ne yapacağını bilemez duruma gelmek, donup kalmakçok üşümek.

Elemtere fiş kem gözlere şiş

Nazar değmesin anlamında

El üstünde gezmek

Sevgi, saygı görmek.Bir dediği iki olmamak.Kendine çok değer verilmek.

El kaldırmak

(biri) oy verdiğini veya söz istediğini elini kaldırarak belirtmek(birine) vurmaya kalkışmak.

El etek öpmek

Dalkavukluk etmek.(argo) Yağcılık yapmak. İşini yaptırmak için şuna buna yalvarmak, yüzsuyu dökmek.

El ayak çekilmek

Ortalıkta hiç kimse kalmamak, ıssızlaşıp sessizleşmek.

Elini kolunu sallaya sallaya gelmek

Gerekirken hiçbir armağan yada işe yarar bir şey getirmeksizin gelmek.

Elini kolunu sallaya sallaya gezmek

Pervasızca, kimseden çekinmeden dolaşmak.Bugüne kadar elini kolunu sallaya sallaya gezmiş bugünden sonra da ondan bir hayır gelmez.Elini kolunu sallaya sallaya gezen insanlar, toplum tarafından pek sevilmez.

Elini sürmemek

Eliyle dokunmamak.Bir şeyi kendine yakıştırmayarak yapmamak, tenezzül etmemek.

Elini sıcak sudan soğuk suya sokmamak

Evde hiçbir iş görmeden rahat bir yaşam sürmek, pek nazlı olmak.

Elini uzatmak

Yardım etmek

Elle tutulacak tarafı (yanı) kalmamak

Sağlam bir yanı kalmamak.Güvenilecek yada kayırılacak bir yönü olmamak; hiçbir değerli yanı olmamak.

Ellerin dert görmesin

"Allah senden razı olsun" anlamında iyi dilek sözü.

El atmak

Kavramak, tutmak, karışmak.Bir işe girişmek.

El açmak

Dilenmek.Kağıt açmak.