Su ile ilgili deyimler

Suyunun suyu

Çok uzaktan bir ilgisinin olması.Çok uzaktan akraba olmak.

Suyu kaynamak

Bir kimsenin başına kötü işler gelmesi, işine son verilmesi (işten çıkarılması) ya da öldürülmesinin yakın olması

Suyu ısınmak

Bir kimsenin başına kötü işler gelmesi, işine son verilmesi (işten çıkarılması) ya da öldürülmesinin yakın olması

Suyu bulandırmak

Yolunda giden bir işi kötü niyetle çalışarak karıştırmak, bozmak.

Suyu başından kesmek

Daha başlangıç aşamasındayken işe el koyup gerçekleşmesini engellemek.Ayrıntıları bir kenara bırakarak işi temelden çözmeye çabalamak.

Suya sabuna dokunmamak

Hiçbir işle uğraşmamak.Olduğu gibi bırakmak.Tembellik yapmak.İşlerini başkasına gördürmek.Suç sayılabilecek davranışlardan kaçınmak.Kimseyi incitmeyecek biçimde davranmak.

Suya götürüp susuz getirmek

Sözü edilen kimseden daha kurnaz olduğunu onu kolayca aldatabileceğini anlatmak için kullanılır.

Suya düşmek

Planları iptal etmek.Yapılacak çalışmadan vazgeçmek.

Suya batmak

Çok kaybetmek.Zarara uğramak.Ter içinde kalmak, her yanı ıslanmak.

Su yüzüne çıkmak

Suyun dibinden su yüzüne çıkmak.Değerinin üstünlüğünün bilinmesi.

Su yüzü görmemiş

Hayatı boyunca hiç yıkanmamış gibi kirli, pasaklı.

Su koyvermek

Yarı yolda bırakmak.Mızıkçılık yapmak.Tadını kaçırmak.Sululuk etmek.Sözünde durmamak.Pişerken suyunu salmak (yemek için).

Su içinde

En kötü şartlarda bile

Su gibi ezberlemek

Yanlışsız ve hızlı bir şekilde ezberine almak.İstendiği vakit tekrar edebilmek.Duraksamadan yanlışsız okumak.

Su gibi akmak

Zamanın hızlı akıp geçmesi.Bol para harcamak.Gereğinden fazla kullanarak boşa akıtmak.

Su dökmek

Çiş yapmak. Küçük su dökmek.